Bakan Kacır, Kocaeli’de Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri açılışında konuştu: haberi

Yayın: 09:44 - 26.02.2025
Güncelleme: 09:44 - 26.02.2025

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Ülkemizin sanayide ve teknolojide kazanımlarını artıracak her altyapı, aynı zamanda Avrupa'nın geleceğine yapılmış yatırımdır.” dedi.

Kacır, Bilişim Vadisi Kocaeli Kampüsü'nde düzenlenen Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (ADİM) açılış programında, Türkiye'nin teknoloji temelli kalkınmasına katkı sağlayacak, dijital dönüşüm yolculuğunu hızlandıracak merkezlerin, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.

Avrupa Birliği ile bilim, teknoloji ve inovasyon alanındaki güçlü işbirliğini daha da ileriye taşıyacak önemli bir adımı daha attıklarını belirten Kacır, program vesilesiyle Avrupa Birliği ile ortak hedeflerini yeniden belirleyerek eş güdüm halindeki çalışmaları pekiştireceklerine inandığını söyledi.

Kacır, dünyanın, hiç olmadığı kadar büyük dönüşüm ve değişim rüzgarıyla adeta yeniden şekillendiğine işaret ederek, döndürücü hızla gelişen teknolojilerin, küresel güç dengelerini ve rekabet faktörlerini yeniden tanımladığını kaydetti.

Sosyal hayattan iş süreçlerine, üretim modellerinden tüketici davranışlarına kadar her alanda dinamiklerin de kökten değişmeye devam ettiğine dikkati çeken Kacır, şöyle konuştu:

“Artık makinelerin, nesnelerin interneti sayesinde birbiriyle iletişim kurduğu, yapay zeka ve büyük veri analitiğiyle üretim süreçlerini otomatik optimize ettiği dönemde yaşıyoruz. İnsansız üretim gerçekleştiren karanlık fabrikaların ütopik hayal olmaktan çıkıp, endüstriyel üretimin yeni normallerinden biri haline geldiğini söylememiz mümkün. Dijital devrim olarak nitelendirilen bu gelişmeler, daha verimli iş süreçleriyle yüksek kaliteli ürün ve hizmet imkanı sunarken, düşük maliyetli iş gücünü de rekabetin ana unsuru olmaktan çıkarıyor.”

– “Dijital dönüşümü çok boyutlu ele alıyoruz”

Bakan Kacır, mevcut tabloyu, trendleri doğru okuyan ülkelerin rekabet güçlerini artıracağını, değişime ayak uyduramayanların ise üretim kabiliyetlerini kaybedeceğini vurguladı.

Bu büyük değişim ve dönüşüm dalgasını, Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda Türkiye'yi katma değerli üretim ve teknoloji geliştirmede dünyada hak ettiği konuma taşımak için önemli fırsat olarak gördüklerini anlatan Kacır, Bakanlık olarak sundukları finansman destekleri ve teşviklerle, nitelikli insan kaynağı ve altyapı gibi hususlarda güçlü mekanizma kurgulayarak dijital dönüşümü çok boyutlu ele aldıklarını söyledi.

Kacır, sanayinin dijitalleşme sürecini hızlandıran, işletmelere rehberlik eden kurum olma misyonuyla hareket ettiklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Firmalarımız için dijital dönüşüm yolculuğu, mali zorlukların yanında yetkinlik eksikliği ve dijital dönüşüme nereden ve nasıl başlanacağına dair belirsizliklerle karmaşık hale gelebiliyor. Firmalarımızın karşılaştığı bu güçlükleri bertaraf etmek adına Dijital Dönüşüm Destek Programı'nı geçtiğimiz aylarda hayata geçirdik. Programın ilk aşamasında, firmaların mevcut dijital olgunluk seviyelerini baz alarak ihtiyaç ve ölçeklerine uygun, kapsamlı yol haritası oluşturmalarını ve buna uygun yatırım ihtiyaçlarını tespit etmelerini bekliyoruz. Kapsamı, hedefi ve niteliği açısından değerlendirdiğimiz yatırımları, öncelikli teşvik uygulamamızla destekliyoruz. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından sağladığımız 300 milyon avro kaynağı, KOSGEB finansman desteğiyle KOBİ'lerimizin dijital dönüşüm projelerine sunuyoruz. İşletmelerimizin dijital dönüşüm kapsamında finansman ihtiyaçlarını karşılayan programların yanında verimliliklerini ve rekabet güçlerini artıracak modern altyapılar oluşturmak üzere önemli adımlar attık. Büyük veri ve yapay zeka araştırmalarını desteklemek üzere 35 bin dizüstü bilgisayara eş değer güçte olan süper bilgisayarımız ARF'ı devreye aldık. Ayrıca EuroHPC Ortak Girişimi üyeliğimiz sayesinde dünyanın sekizinci en güçlü süper bilgisayarı MareNostrum 5'e doğrudan erişim imkanına da sahibiz.”

– “Model fabrikaların sayısını 10'a çıkardık”

Sanayiyi yalın üretimle buluşturan ve mevcut iş gücünü dördüncü sanayi devrimine uygun yetkinliklerle donatan model fabrikaların sayısını 10'a çıkardıklarını bildiren Kacır, “Önümüzdeki süreçte Kocaeli, Denizli, Trabzon, Malatya, Sakarya ve Tekirdağ'da 6 yeni model fabrika daha kuracağız.” dedi.

Kacır, “İşletmelerimizin dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmesinin yanında, üzerinde önemle durduğumuz diğer husus da yeni yatırımları özgün ve milli teknoloji çözümleriyle hayata geçirmektir. Bu doğrultuda TÜBİTAK'ın sanayiye yönelik destek programları kapsamında, dijital dönüşüm alanında 7 bin 300'den fazla projeye 33 milyar lira destek verdik. Yüksek teknoloji yatırımları için AR-GE'den seri üretime uçtan uca bütüncül destek mekanizması sunan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı'mızın dijital dönüşüm çağrısıyla 22,8 milyar lira yatırımı harekete geçirdik.” ifadelerini kullandı.

Türkiye tarihinin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30 kapsamında, hiper ölçekte veri merkezleri ile endüstriyel robotik sistemler başlıklarında çıkacakları yeni çağrılarla yerli teknoloji ekosistemi güçlendirecek stratejik yatırımları teşvik etmeyi sürdüreceklerini belirten Kacır, dijitalleşmenin ölçeği, karmaşıklığı, altyapı ihtiyacı ve sunduğu fırsatların, işbirliğine dayalı ve sınırları aşan vizyon gerektirdiğini söyledi.

AB Çerçeve Programları'nı, halihazırda Avrupa değer zincirinin ana aktörlerinden Türkiye sanayisinin, KOBİ'lerinin rekabetçiliğini yükseltmek adına değerli araç olarak gördüklerini dile getiren Kacır, bu doğrultuda, yüksek başarımlı hesaplama ve yapay zeka gibi alanlarda stratejik altyapıların kurulumuna ve bu alanlarda ihtiyaç duyulan insan kaynağının yetiştirilmesine finansman sağlayan Dijital Avrupa Programı'na katıldıklarını kaydetti.

Kacır, Türkiye'nin 2023 yılında bu programa katılımı sonucunda, sanayicilerin, girişimcilerin, üniversitelerin, program kapsamında kurulan kritik altyapılardan faydalanma imkanına eriştiğini aktararak, Avrupa Komisyonu tarafından açılan çağrılara başvurmaya hak kazanıldığını bildirdi.

Bugüne kadar Türkiye'den 68 kurum ve kuruluşun 14 milyon avroluk fona erişim elde ettiğini bildiren Kacır, “Tabii Dijital Avrupa Programı'nın en önemli bileşenlerinden biri de Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri. Yetkin insan kaynağıyla test ve araştırma altyapısıyla donatılmış bu merkezler, yalnızca Avrupa genelinde sanayi, KOBİ'ler ve kamu kurumlarına dijital dönüşüm desteği sağlamakla kalmayacak, oluşturacakları işbirliği ağıyla farklı ülkelerdeki merkezler ve dijital altyapılar arasında etkin entegrasyon inşa edecek. Program kapsamında ülkemiz sanayisinin, KOBİ'lerinin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümünde önemli rol üstlenecek 5 konsorsiyum, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil oldu. Bunun yanında 4 konsorsiyum da mükemmeliyet mührü almaya hak kazandı.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Sanayimizin üretim altyapısını katma değerle yüksek teknolojiyle besleyip güçlendirmeyi sürdüreceğiz”

ADİM'lerin hazır giyim, tekstil, alüminyum, beyaz eşya, otomotiv, makine ve tarım gibi Türkiye açısından öncelikli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin yapay zeka, bulut bilişim, yüksek başarımlı hesaplama gibi ileri dijital teknolojileri iş süreçlerine entegre etmelerinde yol gösterici rol üstleneceğini belirten Kacır, ayrıca yatırım öncesi test, prototipleme ve finansmana erişim desteği sağlayacağını söyledi.

Bakan Kacır, merkezlerin 1500 işletmenin dijital olgunluk değerlendirmesini gerçekleştirerek, bu firmalara dijital dönüşüm yol haritaları hazırlayacağını, mentörlük ve danışmanlık desteği sunacağını kaydetti.

Kacır, merkezlerin, aynı zamanda Avrupa'da kurulan süper bilgisayarlar, yapay zeka fabrikaları, yapay zeka test ve deney tesisleri ve veri merkezleri gibi dijital altyapılara erişimde KOBİ'lere ve araştırmacılara rehberlik edeceğine değinerek, teknik uzmanlık, yatırım öncesi test, beceri geliştirme, finansmana erişim ve ağ oluşturma gibi alanlarda hizmet sunacak ADİM'lerin, Türkiye'nin Dijital Avrupa Programı ve diğer uluslararası inisiyatiflerdeki başarısını daha ileriye taşıyacak önemli birer ara yüz olacağına inandığını dile getirdi.

Sanayinin üretim altyapısını, katma değerli yüksek teknolojiyle besleyip güçlendirmeyi sürdüreceklerinin altını çizen Kacır, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizin dünyanın önde gelen teknoloji üretim merkezleri arasında yer almasını sağlayacak atılımları hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Dijital Avrupa Programı ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri kapsamında hayata geçirdiğimiz projeler işte bu vizyonun göstergesidir. Türkiye olarak dijital dönüşüm girişimleri de dahil olmak üzere farklı sektörleri destekleyecek güçlü altyapı oluşturmak amacıyla katılım öncesi araçları, IPA fonlarını stratejik şekilde değerlendiriyoruz. 2014-2020 IPA programlama dönemi, KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artırmaya yönelik sektöre özgü dijital dönüşüm merkezlerinin ülkemizde kurulmasına vesile oldu. Hazır giyim, beyaz eşya, makine, otomotiv, havacılık, alüminyum, tarım makineleri ve dijital içerik üretimi gibi birçok sektörde dijitalleşme altyapıları o dönemde hızla faaliyete geçti. Bu süreçte geliştirilen altyapılar, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri Ağı'na dahil olan konsorsiyumlarımıza da öncülük etti. Türkiye'nin dijital dönüşüm yolculuğunda, Dijital Avrupa Programı ile IPA programı kapsamında geliştirilen projelerin ortak hedef doğrultusunda birbirini tamamlayıcı olarak tasarlanması büyük önem taşıyor. Bu entegrasyon, işbirliklerini daha etkin hale getirmenin yanında IPA ve Dijital Avrupa programlarının ortak yol haritası çizmesine de imkan sağlayacaktır. “

– “Sürdürdüğümüz yakın ilişki ve işbirliğinin artık adını koyma vakti gelmiştir”

Kacır, “Ülkemizin sanayide ve teknolojide kazanımlarını artıracak her altyapı, aynı zamanda Avrupa'nın geleceğine yapılmış yatırımdır.” diyerek, eski Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı ve eski İtalya Başbakanı Mario Draghi'nin, Avrupa Birliği'nin rekabetçiliği üzerine kapsamlı ve çarpıcı rapor hazırladığını anımsattı.

Raporun, son 20 yılda Avrupa Birliği'nin inovasyon açığının verimlilik artışını önemli ölçüde yavaşlattığını vurguladığını aktaran Kacır, şunları kaydetti:

“Pek çok kritik teknoloji alanında ve teknoloji girişimciliğinde, AB ekonomisinin rekabet gücü ve birliğin teknolojik bağımsızlığı açısından gereken atılımı yapamadığını ifade ediyor. Ülkemiz genç ve dinamik nüfusuyla, potansiyeliyle, güçlü üretim ve teknoloji geliştirme altyapısıyla Avrupa Birliği'ni küresel rekabette öne çıkaracak kabiliyete sahiptir. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği, kazan-kazan esasına dayalı stratejik hamle olarak tarihe geçecektir. Halihazırda sürdürdüğümüz yakın ilişki ve işbirliğinin artık adını koyma vakti gelmiştir. Avrupa Birliği adına kritik önem taşıyan bu fırsatın doğru değerlendirilerek, yeni bir çağın kapılarının ülkemizle beraber açılmasını temenni ediyorum.”

Exit mobile version