SALİHA NUR KÖKSAL – Bursa'da 2023 yılından beri hizmet veren Yeşilay Bursa Şubesi Rehabilitasyon Merkezi (REHAB), bünyesindeki meslek edindirme programları, hobi odaları, spor salonu ve çeşitli atölyelerle bağımlılıkla mücadelede önemli rol oynuyor.
Toplam 40 yataklı Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi'nde, bağımlılık tanısı konulmuş, daha önce birçok kez girişimde bulunmasına rağmen bağımlı olduğu maddeyi bırakamamış kişiler, iyileşerek hayatlarında adeta yeni sayfa açıyor.
Danışanlar, burada fiziksel ve ruhsal tedavilerinin yanı sıra hobi odaları, resim, müzik, bilgisayar, seramik atölyeleri ve spor aktiviteleriyle sosyalleşiyor, meslek edindirme kursları sayesinde ise merkezden ayrıldıktan sonraki yeni hayatlarına adım atıyor.
Türkiye Yeşilay Vakfı Rehabilitasyon Merkezleri Danışmanı psikiyatr Doç. Dr. Arzu Çiftçi, AA muhabirine, hastaların alkol ya da uyuşturucuya başladığında hemen bağımlı hale gelmediğini, fiziksel, ruhsal, sosyal ve ailevi kayıplar arttıkça bu maddelerden kopmasının daha da zorlaştığını ve kısır bir döngünün içine girdiğini söyledi.
Yeşilay Rehabilitasyon Merkezinin Türkiye'deki ilk modellerden biri olduğunu belirten Çiftçi, burada bağımlıların 6 ay ila 1 yıl arasında yataklı serviste tedavi edildiğini dile getirdi.
Merkezde insan hayatının her alanına dokunan bölümler olduğunu ifade eden Çiftçi, “Bir insanın fiziksel olarak kendine bakabilmesi, hayatını düzenli hale getirmesi için çamaşır, yemek, bulaşık, dikiş dikmek, tamir etmek gibi, bunları öğrettiğimiz bölümler var. Aynı zamanda akademik hayatını yarım bırakmış hastalarımız dönmek isterlerse onlar için eğitimlerimiz var. Hobi derslerimiz var. Bunun dışında tabii ki burası psikiyatri kliniği olduğu için hem grup hem de bireysel terapilerimiz var.” diye konuştu.
– REHAB'da 3 basamaklı tedavi uygulanıyor
Arzu Çiftçi, merkezde 3 basamaklı tedavi uygulandığını bildirerek, şöyle devam etti:
“Birinci basamağımız 'hoş geldin' dediğimiz bir evre. Hastalarımızın yeni geldiği ve dışarıyla daha çok kontak kurduğu, zihinlerinin daha dışarıda olduğu, zihinsel olarak maddeyle ya da alkolle daha yoğun uğraştıkları bir dönem. O dönem yaklaşık 1-2 ay sürüyor. Bu dönem, daha çok merkezimize ve tedavi modeline alıştıkları, yavaş yavaş dışarıdan kopup kendi problemlerine, ailevi, fiziksel, ruhsal sorunlarına konsantre oldukları bir dönem.”
Tedavinin ikinci basamağına mutlaka bir meslek edindirme kursu eklediklerini vurgulayan Çiftçi, bütün danışanlarının kendi istediği meslek gruplarında eğitim aldığını söyledi.
Grup terapileri, bireysel terapi, hobi dersleri düzenlediklerini anlatan Çiftçi, “Spor çok önemli. Her hasta günde iki kez spor yapıyor. Çünkü spor gerçekten hem fiziksel hem ruhsal olarak iyileşmeyi çok hızlandıran bir yöntem. O yüzden de birçok hobinin yanında mutlaka düzenli olarak sağlıklı yemek, sağlıklı uyku, sağlıklı spor, bu üçüyle birlikte aslında 7 gün 24 saat hastalarımızın yaşamını restore ediyoruz.” dedi.
Çiftçi, üçüncü aşamada hastaların mezuniyete doğru gittiğine işaret ederek, danışanların günlük yaşantılarında hangi alanlarda zorlandıklarını öğrenip o konulara eğildiklerini bildirdi.
Tedavinin sonuna gelindiğinde ise danışan işsizse İŞKUR ile bağlantı kurduklarını, gerekirse onları hizmet uzmanlarıyla iş görüşmelerine gönderdiklerini dile getiren Çiftçi, şunları kaydetti:
“Bağımlılık zor bir hastalık ama mutlaka iyileşir. Yeterli emeği ve zamanı verirseniz iyileşir. Asla vazgeçmemek gerekiyor. Hastalarımızın, hasta yakınlarımızın ve halkımızın en büyük hatalı inancı, bu hastalığın tedavi edilmediği, edilemeyeceği, aynı zamanda da hastaların çok büyük bir kısmının topluma çok zarar verdiği, çok zararlı olduğu… Halbuki bu insanlar sizin, benim gibi insanlar yani hayatımızın herhangi bir döneminde, herhangi birimiz herhangi bir şeye bağımlı hale gelebiliriz. Bağımlılık bir hastalık. En önemli şey aile desteği ve hastanın bu tedaviyle başarılı olacağına ve iyileşeceğine inanması.”