SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ

MOBİL UYGULAMALARIMIZ

HaberX

Paylaş
veya
aşağıdaki bağlantıyı paylaşın:
Anasayfa » Yerel » Doç. Dr. Işıl İlknur Sert, üreten kütüphanelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu: haberi

Doç. Dr. Işıl İlknur Sert, üreten kütüphanelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu: haberi

- "Okumak insanın hem fikrini hem ilmini arttırıyor hem de hayal gücünü genişletiyor. İnsanı bulamadığı bilgiyi bulmaya, gitmediği şehirleri görmeye, gezmediği ülkeleri gezmeye teşvik ediyor. Bu noktada hayal gücünün gelişmesi çok değerli ve 'Üreten Kütüphaneler' teması da bu noktada kütüphane haftası için oldukça önemli bir yerde duruyor" - "En az dijital materyaller kadar, basılı kitaplar da şu anda bizim için son derece önemli. Kütüphanecilik alanında hibrit bir dönemden geçiyoruz"

Yayınlanma:
Doç. Dr. Işıl İlknur Sert, üreten kütüphanelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu: haberi

ÜMİT AKSOY – İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Işıl İlknur Sert, “Okumak insanın hem fikrini hem ilmini arttırıyor hem de hayal gücünü genişletiyor. İnsanı bulamadığı bilgiyi bulmaya, gitmediği şehirleri görmeye, gezmediği ülkeleri gezmeye teşvik ediyor. Bu noktada hayal gücünün gelişmesi çok değerli ve 'üreten kütüphaneler' teması da bu noktada kütüphane haftası için oldukça önemli bir yerde duruyor.” dedi.

Doç. Dr. Sert, bu yıl “Üreten Kütüphaneler” temasıyla kutlanan 61. Kütüphaneler Haftası kapsamında, AA muhabirine gelişen ve dönüşen kütüphanelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

“Üreten Kütüphaneler” temasının kütüphanelerin bilgi ve hizmet üretimindeki önemini ifade ettiğini söyleyen Sert, farklı alanlarda bilgi ve hizmet üreten insanların, kütüphanelerden faydalanarak yeni kaynaklar ve eserler ortaya koyduklarını anlattı.

– “Kütüphanelere ve kütüphanecilere önemli görevler ve sorumluluklar düşüyor”

Doç. Dr. Sert, son dönemde kütüphanelerin çok fazla çeşitlilik gösterdiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Halk kütüphaneleri, üniversite kütüphaneleri, özel araştırma kütüphaneleri gibi çok sayıda kütüphanemiz var. Bunların hepsi aslında insanlara kitap okumayı, araştırma yapmayı, deneyim kazanmayı öğretmeye çalışıyor. Bu noktada da çok sayıda bilgi kaynağından bahsediyoruz. Kütüphaneler yeni üretilen bilgi ve hizmet için önemli katkılar sunuyorlar. Okumak insanın hem fikrini hem ilmini arttırıyor hem de hayal gücünü genişletiyor. İnsanı bulamadığı bilgiyi bulmaya, gitmediği şehirleri görmeye, gezmediği ülkeleri gezmeye teşvik ediyor. Bu noktada hayal gücünün gelişmesi çok değerli ve 'üreten kütüphaneler' teması da bu noktada kütüphane haftası için oldukça önemli bir yerde duruyor.”

Dijitalleşmeyle birlikte farklı kaynaklara erişimin arttığına dikkati çeken Sert, “Kaynakların farklılaşmasıyla insanların kütüphanelere ve kütüphanecilerin rehberliğine olan ihtiyaçları artıyor. Okuyucuların her bilginin doğru olmadığını, önlerine çıkan her şeyi almamaları ve teyit etmeleri gerektiğini bilmeleri gerekiyor. Bu yüzden de kütüphanelere ve kütüphanecilere bu noktada önemli görevler ve sorumluluklar düşüyor.” diye konuştu.

– “Kütüphaneler sadece okuma değil bir sosyalleşme mekanıdır”

Işıl İlknur Sert, kütüphaneler için bir diğer önemli temanın “yaşam boyu öğrenme” olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

“Kültürümüz bizlere, 'beşikten mezara kadar ilim öğreniniz' der. Bu çerçevede her daim okumamız, öğrenmemiz gerekiyor. Yaşam boyu öğrenme etkinliği içerisinde kütüphanelere çok büyük görevler düşüyor. Bilginin binlerce yıllık insanlık tecrübesi içerisinde, başta da kitaplar aracılığıyla günümüze kadar geldiğini görüyoruz. Bu çerçevede bizler de yaşam boyu öğrenme içerisinde insanımızın kendini daha fazla geliştirmesi ve öğrenebilmesi için alanlar ve mekanlar hazırlıyoruz. Kütüphaneler sadece okuma değil, bir sosyalleşme mekanıdır. Burada insanlar sadece okumaz, aynı zamanda farklı alanlardaki çalışmalarla kendilerini geliştirirler.”

Dijitalleşmenin her alanda olduğu gibi kütüphanecilik için de önemli bir anlama sahip olduğunu anlatan Sert, yayımlanmış her eserin dijital alanlara aktarılmadığını belirtti.

Sert, halen daha dijitalleşmemiş ve halka açılmamış çok sayıda yayın olduğuna işaret ederek “En az dijital materyaller kadar, basılı kitaplar da şu anda bizim için son derece önemli. Kütüphanecilik alanında hibrit bir dönemden geçiyoruz. Dijital çalışmalar ve dönüşümler tabii ki kütüphane alanında da gerçekleşiyor. Ancak bu telif hakları çerçevesinde mümkün olabiliyor. Yayıncıların ve yazarların izin verdiği ölçüde kitapların dijitalleşmesi ve internet ortamına aktarılması gerçekleşiyor.” ifadelerini kullandı.

Okurların “dijital okur yazarlık becerilerine” sahip olmasının önemli olduğunu ifade eden Sert, şunları kaydetti:

“İçinde bulunduğumuz dijitalleşme çağında okurların öncelikle doğru bir şekilde seçim yapabilmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Dijital materyaller arasından aradıkları buldukları materyalleri, ayırt etmeleri ve gerçekten ihtiyaçları olan unsurları ulaşmaları gerekiyor. Bunun için de iyi bir araştırma yapmaları ve erişim ipuçlarını doğru bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Bizler de kütüphaneciler olarak okurları doğru yönlendirecek içerikler hazırlıyoruz. Dijital içeriklerin doğru bir şekilde sistemlere yüklenmesini ve kullanıcılara hızlı, doğru bir şekilde ulaşmasının önemli olduğunun farkındayız.”

– “Teknolojik gelişmelerin ve artan görselliğin okuma oranını düşürdüğü yorumuna katılmıyorum”

Doç. Dr. Işıl İlknur Sert, dijitalleşmenin ve dijital okur yazarlığını yaygınlaşmasına rağmen basılı materyallere yönelik ilginin azalmadığını vurgulayarak “Özellikle belli bir yaşın üzerindeki insanımız halihazırda kitabı dijital olarak değil de dokunarak okumak istiyor. Bunun yanı sıra gençlerimizde de bu ilginin olduğunu gözlemliyorum, onlar da basılı kitaba ilgi duyuyorlar. Dijital çağa ayak uydururken doğru kaynaklara erişebilmek çok önemli. Bunun içinde kütüphanelerin sağladığı dijital platformlar var ve bunlar çok önemli bir görev icra ediyorlar.” görüşünü dile getirdi.

Milli Kütüphanenin dijital kaynakları halka açtığını hatırlatan Sert, şu bilgileri verdi:

“Çok sayıda süreli yayının özellikle dergilerin ve gazetelerin dijitalleştirilerek halka sunulduğunu vurgulamak gerekiyor. O yüzden il halk ve ilçe kütüphaneleri belli merkezler kurdular ve bu sayede üretilen bilgiyi tekrar yaymayı kendilerine bir amaç edindiler. Milli Kütüphanenin de zaten hedeflerinden bir tanesi budur. Türkiye'de yayınlanan her eserin bir nüshası mutlaka Milli Kütüphaneye gelir. Milli Kütüphanenin ayrıca dijitalleşme konusunda güzel adımlara imza attığını da belirtmek istiyorum.”

Sert, teknolojik gelişmelerin ve artan görselliğin okuma oranını düşürdüğü yorumuna katılmadığını dile getirerek “Üretim için okumak şart. O yüzden ben okumanın azalmadığını, tam tersine arttığını düşünüyorum. Gençlerimizin kütüphanelere test çözmek için gelseler bile kitaplarla çevrili bir ortam gördüklerinde oradan ödünç kitap alıp okuduklarını görüyoruz. Bugün istatistiklere baktığınızda ödünç kitap alma oranlarının da arttığını biliyoruz. Ülkemizde çok sayıda ve önemli büyüklükte kütüphane ve bunların çok sayıda okuyucusu var. Bütün bunlar da okumaya olan ilginin arttığını gösteriyor. Zaten çağın dinamiklerine uygun içerikler üretebilmek için de bilgiye ihtiyacımız var ve biz bu bilgileri bizlere kitaplar ve kütüphaneler sağlıyor.” ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler